22 Kasım 2011 Salı

Kalp Kitap Ayracı

Bu gün çalışmalarıma bir ara verdiğimde aldım elime yeşil çayımı geçtim gülüşüne büyük bir hayranlık beslediğim Saba Tümer'in programının karşısına. Konuğu Derya Baykal'dı ve silikon kek kalıplarından çam süslüyorlardı. Onları öyle görünce tez yaptığım dönemde kafa karışıklığından defalarca aldığım ataşlarım geldi aklıma acaba bir şekilde değerlendirebilirmiyim diye. Bir taraftan programı izleyip bir taraftanda interneti kurcalarken birde baktım ki ataştan yapılmış şirin mi şirin bir kitap ayracı. Kim yapmış? Tabiki de Derya Baykal. Aldım elime ataşları, ipimi tığımı. Evirdim çevirdim ve işte sonuç



Benim ataşlarım ordaki kadar büyük değil ama benimkilerde güzel oldu :)) Sevdiklerim için güzel bir yılbaşı hediyesi diye düşünüyorum. Ayrıca ayracım şu sıralar okuduğum Ayşe Kulin'in Veda romanına da pek yakıştı :)) Kitap okumak çok keyifli zaten ama böyle küçük detaylarla da daha bir keyifli oluyor. Yapılışını görmek için Derya Baykal 'ın blogunu buradan ziyaret edin. Orada açık açık anlatıyor. Ben beceremem yada vaktim yok diyorsanız o zaman benim pasajımı buradan ziyaret edip satın alabilirsiniz :)))

15 Kasım 2011 Salı

Neler Yaptım?

Öncelikle tekrar merhaba ey olmayan okuyucularım :))

Aslında blog açmak kardeşim Merve'nin fikriydi ve bende o zamanlar KPSS illetinden oldukça bunaldığım ve aslında yazmayı çocukluğumdan beri çok sevdiğim için deyim yerindeyse balıklama atladım. Fakat daha sonra yoğun gündemimden dolayı bir "merhaba"dan başka hiç bir şey yazamadım. Aslında yazmaya değer fakat bilgisayarın başına geçtiğimde de önemsiz bulduğum bir çok şey oldu. Hep yarın yarın diye diye bu günü bulduk. Bu gü ise bir yerden başlamam gerektiğini düşündüm. Çünkü bunu gerçekten istiyorum. Kimse annesinin karnından blog yazarı olarak doğmadı öyle değil mi? Bende yaza boza öğrenirim, sıfır okuyucum olsa bile :)))

Gelelim neler yaptığıma. Malum kurban bayramı dönüşü. Yorgun ama rahatlamış hissediyorum kendimi. Yine çok yoğun ve koşuşturmalı bir bayram geçirdim. Bayram öncesinde kendime bayramlıklar hazırlama kararı aldım. Genelde geleneklerimizi kaybetmemek için 26 yaşımda da olsam kendime bir bayramlık edinirim. Aslına bakarsanız bu bayram böyle bir fikrim yoktu. Bu yaz eşimin kuzenlerinin düğünlerinden ve nişanlarından dolayı fazlaca alışveriş yapmış ve fazlasıyla kıyafet edinmiştim. Bir kadın bunu nadir yaşar ama alşverişten ve ne giyeceğim derdinden gına gelmişti ve bir yenisini yüreğim kaldıramayacaktı. Ama olmadı :)) Bu sefer kendim için yeni bir kıyafet hazırlarken buldum. Aşağıda resmini göreceğiniz üstü işlemeli bebe yakası olan bir bluz diktim kendime. Sonrada yine kendi diktiğim krem rengi bir pantolon etekle ve vazgeçilmezim pembe bir hırkayla tamamladım.


Doğrusunu söylemek gerekirke ilk işleme deneyimimdi ama çok zevk aldım. Bayramda beğenilmeside ayrı bir zevk verdi tabi.

Bayram tatilinin sonunuda güzel bir Denizli gezisiyle kapattık. Onuda bir sonraki yazımda anlatırım artık.