27 Nisan 2012 Cuma

Bebeğim - 23. Hafta

Bu hafta bebeğiniz yaklaşık 500 gram ve boyu taç ile alt kısım arasında 20cm'ye çok yakındır. Hala içi yağdan çok deri ile dolu bir oyuncak bebeğe benzemektedir. Bunun nedeni cildin altındaki yağ dokusundan daha hızlı büyümesidir.

Bebeğiniz akciğerlerinde, küçül alvoellerin bebek doğduğunda açık kalmasını sağlayan bir yüzey aktif madde olan önemli bir madde oluşturmaktadır. Bir ağacın dış yapraklarını düşünürseniz çevredeki kan damarlarından gelen oksşjenin geçebilmesi için bu küçük hava ceplerinin açık kalmasının önemi hakkında bir fikir edinebilirsiniz. Anne zamanından önce doğum sürecine girerse, genellikle bebeğin yüzey aktif maddesinin gelişimine yardım etmek amacıyla anneye steroid enjeksiyonu yapılır.

Bebeğinizin kalp odacıkları ve kalbi besleyen önemli kan damarları bu hafta ultrasonda görülebilir. Hala çok küçük olmakla birlikte, bu önemli organ bebeğinizle birlikte büyüyecek ve doğumda bebeğin kalbi bir ceviz büyüklüğünde olacaktır.

Bebeğiniz işitabiliyor. Bebeğinizin kulakları hamileliğin bu aşamasında tam olarak fonksiyon görmektedir ve ani yüksek bir ses olduğunda reaksiyon verir. Köpek havlaması, kapı çarpması, otomobil egzoz patlaması bebeği sıçratabilir.

Bebeğinizin kemikleride sertleşmektedir. Bu nedenle günlük kalsiyum ihtiyacınızı karşılamaya dikkat etmeniz gerekir.

Bebeğiniz bu hafta bütün kaslarını hareket ettirebiliyor ve dolayısıyla karnınızın içinde daha fazla kordinasyon ve hareket var. Bebeğinizin güçlenmekte olduğunu hissedeceksiniz ve bugüne kadar meydana gelen küçük hareketlere dayanarak bir şeyler hissttiğiniz kuşkusunun yerine bu hafta daha ikna edici şekilde geçecek.

19 Nisan 2012 Perşembe

Bebeğim - 22. Hafta

Bu hafta o küçük kaslar biraz daha gelişecek ve ince ayarları yapılacak. Bebeğiniz zamanının bir kısmını parmağını emmekle, göbek kordonuna tutunmakla, hıçkırmakla veya kavrama refleksiyle ilgili pratik yapmakla geçirebilir.

Bu hafta daha fazla yağ oluşabilir ve artık bebeğiniz iki hafta önce olduğu kadar şeffaf görünmemektedir. Bebek için fazladan yemek yemeniz gerektiği tuzağına düşmeyin. Uzmanların tavsiyelerine göre hamilelik sırasında yemek miktarınızı yalnızca %10 çivarında arttırmanız yeterli. Bu da ikinci üç aylık dönemde günde fazladan 1050 kilojul enerji demektir. Fazladan bir meyve, bir avuç fındık veya sağlıklı bir sandviç bu ek ihtiyacı karşılamaya yeterli olacaktır.

Bebeğinizin küçüçük tırnakları var. Bebeğiniz kız ise, rahmi ve vajinası yerinde olacaktır. Bebeğiniz erkek ise testisleri karın bölgesinden aşağıya inmiş olacaktır. Birçok bebek doğduğunda cinsel organları genişlemiştir. Bunun nedeni organların şişmesine neden olan hamilelik hormanlarıdır. İlk haftalarda bu organların boyutları normale dönecektir.

12 Nisan 2012 Perşembe

Bebeğim - 21. Hafta

21. haftada yine meyvelerle karşılaştırırsak, bebeğiniz artık bir muz büyüklüğüne ulaştı. Bebeğin ağırlığı yaklaşık 310 gram. Hala küçük ama büyümeye devam ediyor. Bu arada belirtelim ki, bir bebeğin ortalama doğum ağılığı 3,5 klogram, baş çevresi 35 santimetre ve boyu yaklaşık 53 santimetredir. Dolayısıyla, bu sayıları hatırlamanın kolay bir yolunu arıyorsanız 3 ile 5'in kombinasyonlarını düşünün. O zaman hatırlarsınız. Bebeğinizin işte daha bu kadar büyümeye ihtiyacı var.

Bebeğinizin beyni ve kaslar bu hafta uyum içinde çalışıyor. Yani, bu hareketlerin ardında bir amaç var. Bu hareketlerin artık o kadar ani ve rastgele olmadığını, daha bilinçli ve güçlü olduğunu göreceksiniz. Siz belirli bir pozisyonda yatarsanız ve beeğiniz bu pozisyonu sevmezse kendine rahat bir pozisyon buluncaya kadar kıpırdandığını farkedeceksiniz. Bebekler seçici ve mızmız olabilir.

Bbeğiniz sürekli ağzına amniyon sıvısını alıyor ve yutuyor. Bu sıvıyı yutma, sindirme ve sonra idrar olarak tekrar devreye sokma döngüsü hamileleğin gerikalan süresi içersinde devam edecektir. Bebeğinizin bağırsaklarında atık ürünler olşmakta. Bu atıklar bebeğin ilk bağırsak hareketinde dışarı atılacaktır.

Bebeğinizin kalıcı dişlerine ait küçük tomurcuklar bu hafta diş etinin içinde oluşmaya başlayacak. Su kaynaklarına flor katılan bir yerde yaşıyorsanız, bebeğiniz bundan yararlanacaktır. Plasenta birçok maddenin süzülmesinde iyi bir işlev görmekteyse de, flor, güvenli dozlarda alındığı taktirde  zararsız olduğu kanıtlanmış olan bileşiklerden biridir.

8 Nisan 2012 Pazar

Sigara Tiryakilerine...!

İnternette dolaşırken karşılaştım ve bayıldıııım, bayıldııım. Başta eşim olmak üzere bütün sigara tiryakilerine itina ile hediye edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesajı alırlar heralde. Siz ne dersiniz?

6 Nisan 2012 Cuma

Hayaller Hayaller Hayaller :)))

Bu günlerde gezegenler, güneş, ay yada ne bileyim yıldızlar falan koç burcuna açı mı yapıyor ne çok gergin, sıkkın ve mutsuzum. Bahardan olsa gerek öyle de bir yorgunluk var ki üstümde anlatamam. Ev üstüme üstüme geldiği halde kolumu kaldıracak halim olmadığından bir yerlerede gitmek istemiyor canım. İnanın giyinip çıkmak bile büyüyor gözümde. Buna rağmen bu gün internette dolaşırken bi fotoğaf gördüm ve vuruldum adeta. Eğer oraya gidecek olsaydım beş dakikada hazır olurdum inanın :))))


Hafta sonunu bu muhteşem yerde geçirdiğinizi düşünsenize bir, ne bahar yorgunluğu kalır insanda ne depresyon. Hayali bile rahatlatıyor insanı :))


Hadi orası olmadı burası da idare eder beni. Hiç yok demem yani :)) Neyse herkese iyi hafta sonları

4 Nisan 2012 Çarşamba

Bebeğim - 20. Hafta

20. haftada bebeğinizin dış kulakları mükemmel şekilde oluşur. Ses karın duvarından geçerken tutulduğu için, bu kulaklar sesin duyulabildiği durumlarda ses dalgalarını iç kulağa yönlendirecek şekilde yaratılmıştır. Bebeğinizle her gün konuşmak bunun için önemlidir. Bu şekilde, doğduğunda sizin sesinizi tanıdık bir ses olarak algılayacaktır.

Bu hafta bebeğiniz yaklaşık 16.5cm. Derisi, hala bebeğinizin nazik derisini kurumaktan koruyan beyaz bir madde ile kaplı.

Bu hafta, bebeğinizin etrafında yaklaşık 320 ml amniyon sıvısı var. Bu sıvının ısısı kendi iç ısınızın çok az üstünde tutulmaktadır. Bu da bebeğin ılık bir ortamda durmasını sağlar.

Bu haafta bebeğiniz bol bol hareket edecek ve siz de bunu giderek daha fazla algılayacaksınız. Bu hareketler henüz size rahatsızlık verecek düzeyde değildir ve bebein iyi durumda olduğunu kanıtlamanın harika bir yoludur.

2 Nisan 2012 Pazartesi

Dunning-Kruger Sendromu

Facebook da paylaştığım notları karıştırırken yıllar önce ki bir not takıldı gözüme. O zaman için kahkahalara boğularak, her satırını sonuna kadar onaylayarak, "eveet yaaa eveeettt" diyerek okumuş ve paylaşmıştım. Bu yazıyı kim yazdı bilmiyorum. Facebook da paylaşmadan önce de bulamamıştım, maalesef şimdi de bulamadım. Ama kim kaleme aldıysa ellerine sağlık. Sizi yazıyla başbaşa bırakayım, bakalım siz de beğenecek misiniz.


Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldumu hiç?

Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp "Bu cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz mi?

Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya attı:

"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."

Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:

· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

Bitmedi...

Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...

Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin “kendilerine güvenleri” müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.

Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise “en alçakgönüllü” deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.

Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:

“İşinde çok iyi olduğuna” yürekten inanan ‘yetersiz’ kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!

Ancak bu ‘cahillik ve haddini bilmeme’ karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.

‘Eksiler’ kariyer açısından ‘artıya’ dönüşür.

Sonuçta, ‘kifayetsiz muhterisler’ her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler…

Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında ‘fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler...Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ‘ihtiras eksikliği’ ile suçlanırlar..."

"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...

Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".

Gönlümün Nobel'ini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:

“Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."