23 Mayıs 2012 Çarşamba

Bebeğim - 27. Hafta

Bu haftadan itibaren bebeğinizin boyu başından topuğuna kadar ölçülebilir. Kıvrılmış durumda daha az zaman geçirmekte, çoğunlukla açık durumda bulunmaktadır. Hamileliğin 27. haftasında ortalama boy 38 santimetredir. Bebeğiniz hızla büyüyor ve derisinin altında ve yaşamsal organlarının etrafında önemli bir yağ tabakası oluşuyor. Bebeğiniz artık o kadar zayıf değil ve giderek daha toplu hale geliyor.

Bu hafta bebeğinizin gözlerinde önemli değişiklikler oluyor ve retinaları daha da olgunlaşmakta. Gözün ışığa karşı duyarlı bu önemli kısmı, bebeğin gereken şekilde görebilmesi açısından zorunludur. Bebek iki haftadan bu yana gözlerini açıp kapatabilmektedir ve dolayısıyla, görme yeteneğiyle ilgili epeyce gelişme sağlamaktadır.

Bebeğiniz kendini nasıl sakinleştireceğini öğrenmiştir ve istediği zaman başparmağını emebilir. Bu basit zevk 27. haftadan itibaren artık istem dışı bir hareket değildir. Bebek hala akciğerlerine amniyon sıvısını solumaktadır ve doğduğu zaman alacağı ilk nefesin provalarını yapmaktadır. Bebeğinizin oksijen ihtiyacının tümü hala plasenta tarafından sağlanmaktadır.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Tuzla Balıkçısı

Malum pazar gün İstanbul'da hava kötüydü. Yağmurlu havalar herkeste aynı etkiyi yapıyor mu bilmiyorum ama ben ve eşim böyle günlerde dünya başımıza yıkılmış gibi hissediyoruz. Hiç bir şey yapasımız hatta konuşasımız bile gelmiyor. Ben bu durumu dün eşime göre biraz daha abartmış durumdaydım. Hamileliğin verdiği duygusallıkta işin içine girince ota çöpe ağlayıp durdum ve gerçekten çekilmez haldeydim.

Bir kaç işimizi halletmek için dışarı çıktık, dolaştık, görmeyi istediğim bir kaç otomobil için galerileri dolaştık ama yok nafile, benim içimin sıkıntısı bir türlü geçmedi. Bunun üzerine eşimde formülü buldu ve evet pazar gün benim yüzümü güldürecek tek şey balıktı. Daha da güldürecek tek şey ise Tuzla Balıkçısı'ydı.

Biz Tuzla Balıkçısı'nı üç yıl önce Pendik'e taşındığımızda keşfettik. Tuzla sahilinde yürürken 'hadi bir deneyelim' diye girdiğimiz bir daha da vazgeçemediğimiz bir mekan oldu bizim için. Eğer dışarda yemek yenecekse helede balık yenecekse aklımıza gelen ilk yer. Tabi bunda eşim ve benim balığı çok sevmemizinde etkisi var.

Tuzla Balıkçısı ilk bakışta mütevazi bir yer. İtiraf etmem gerekirse ilk gidişimde ordan o lezzetlerin çıkacağını tahmin bile etmemiştim. İlk girdiğinizde güler yüzlü bir çalışan, ilk defa gidiyor olsanız bile sanki kırk yıldır ordan çıkmayan bir müşteriymişsiniz gibi karşılıyor. Gösterdikleri samimiyet ve gösterdikleri pozitif enerji zaten sizi etkiliyor. Daha sonrada bu pozitiflik garsonların tavırlarında, temizliklerinde ve düzenlerinde devam ediyor.


İlk olarak az balık çorbasıyla başlamanızı tavsiye ederim. Hem çok lezzetli hem de balıklar gelene midenizi alıştırıyor ve oyalıyor. Salata istediğinizde eğer ekstra bir şey istemezseniz fotoğrafta gördüğünüz mevsim salatası geliyor. Üzerine rendeledikleri meynirle lezzetlendirmişler. Maalesef balığın yanında klasik olan roka gelmiyor. Özellikle söylemeniz gerekiyor ve eğer çok kalabalıksa birkaç kere hatırlatmanızda gerekebiliyor. Restorantın sahibinin roka sevmediğinden şüpheleniyorum :)) Mısır ekmeği zaten geliyor ve çok güzel. Ben oturup kek yer gibi bir tabak mısır ekmeğini bitiriyorum :))

Aslında Tuzla Balıkçısı'nı diğer balıkçılardan ayıran mezeleri ve ara sıcakları. Benim favorim patlıcanlı iskorpit. Patlıcanı hiç sevmememe rağmen bayıla bayıla yiyorum. Ben karides ve kalamar yemeyi tercih etmiyorum ama itiraf etmem gerekirse karides güveçleri çok güzel. İstediğiniz mezeleri getirip birer kaşık servis ediyorlar ve pek çoğunu tatma imkanınız oluyor.
Ama dikkat onu da bunu da şunu da derken balığa kadar doyuyorsunuz. Benim tavsiyem, hele de ilk defa gidiyorsanız o güzel mezelerin hepsinden tatmanız ve israf olmaması içinde balığı ortaya söylemeniz. Biz böyle bir çözüm bulduk :)))

Kışın balık porsiyonları kocaman geliyor. Üç yıllık deneyimlerime dayanarak diyebilirim ki yazın balık azaldığı için olsa gerek porsiyonlar biraz küçülüyor. Balığa gözüm doymadığı için banada öyle gelmiş olabilir belki, günahlarını almayım :))) Tuzla Balıkçısı'nın bir özelliği de -ki bu benim için önemli- alkolsüz olması. Eğer tercihleriniz bu yöndeyse gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz. Birde menü alışkanlıkları yok. Garson geliyor şuan bunlar bunlar var, bu balıkların mevsimi diyor. Ben başta yadırgamıştım ama sonra sonra alıştım :))

Balıkların fotoğrafını benim gibi hamilelerinde okuyabileceğini göz önünde bulundurarak koymadım. Müşterilerin rahatsız olabileceğini düşünerek de mekan fotoğrafı çekmedim. Siz mekanın fotoğraflarını ve menüyü  http://www.tuzlabalik.com/ adresinde inceleyebilirsiniz. Giderseniz şimdiden afiyet olsun.

Tuzla Balıkçısı
Postahane Mh. Manastır Yolu Cd. Tuzla/İstanbul
Tel: 02163959910



Size Tuzla'dan bir gün batımıyla veda edeyim. Sağlıcakla kalın efendim.



19 Mayıs 2012 Cumartesi

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Bebeğim - 26. Hafta

Bu hafta bebeğinizin ağırlığı 1 klogramın biraz altında; yaklaşık 900 gram geliyor. Bebeğiniz hala küçük bir paket şeklinde. Kol ve bacaklarını uzatıyor olsa da zamanının çoğunu bacaklarını ve ayaklarına altına toplamış olarak geçiriyor.

Bebeğinizin gözleri açılmaya başlıyor ve göz kapakları artık yapışık değil. Hamileliğin geri kalan ayları içersinde gözlerini açıp kapamasını, göz kırpmasını öğrenecek ve odaklanma pratiği yapacak. Birçok anne-baba bebeklerin doğduklarında gözlerinin faltaşı gibi açık olması karşısında şaşkınlığa düşerler. Bazı bebekler hiç göz kırpmaz ve gözlerini anne-babalarının yüzlerine öylece dikip bakarlar. Bu özel anlar için kameranızı hazır bulundurmayı unutmayın.

Bugünden 30. haftanın sonuna kadar bebeğiniz bol bol hareket edecek. Artık amniyon sıvısı iki hafta öncesine kadar olduğu hacimlerde üretilmiyor. Bebeğiniz daha büyük olduğundan hareketlerini tamponlamak için gerekli sıvı miktarı azaldı. Bu tekmeler ve gerilmelerin artık daha çok farkında olacaksınız.

Bebeğinizin boyu uzuyor ve yağ oranı artıyor. Bu da bebek doğduğunda onun için etkili bir yalıtım aracı olacak. Bir bebeğin ortalama doğum ağırlığı 3.5kg'dır. Hamilelik faktörleri, genetik faktörler ve bireysel DNA etkileri bir bebeğin büyüklüğü üzerinde etkili olan etmenlerdir.

Bebeğiniz düzenli aralıklar halinde dinlenmekte ve hareket etmektedir. Bebeğinizin hareket tarzını artık daha iyi tanımış olacaksınız. Bazı hamşle kadınlar bebeklerinin onları gecenin bir yarısında derin uykularından uyandıracak kadar aktif olduğunu belirtirler. Bebeğiniz biraz kestirdikten sonra, eşinizin sesini duyunca veya ani bir ses olduğunda bir dizi harekete başlayabilir.

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Bütün Hafta Neler Yaptım

Bugün havanın kapalılığı, grip olmaya yelteniyor olmam, üst üste gelen aksilikler ve babamın dün akşam gitmiş olması nedeniyle her ne kadar keyifsiz başlamış olsada geçtiğimiz hafta benim için çok mu çok güzeldi. Güzel olma nedeninin başında babamın yanımda oluşu vardı elbette. Çünkü aralık ayından bu yana ilk defa görüşebildik. Çoookk çoook özlemiştim babamı. Bütün hafta babamla birlikte olmak, onunla vakit geçirmek beni nasıl rahatlattı anlatamam.

Hafta içi ilk üç gün babamla evde baş başa hasret giderdik. Sohbet ettik, asucc ve mervecc ye telefonda nispet yaptık, ağustosta aramıza katılacak kızımın odası için babamla fikirler yürüttük, balkona yuva yapan kuşlar için çare aradık, çiçek ektik. Diğer iki günde ise artık babamı serbest bıraktım ve arkadaşıyla gezdi. Beni herzamanki gibi ders çalış diye evde bıraktı. Ne kadar yalvarsamda yok nafile, kitaplarla beni başbaşa bırakıp gitti :)

Hafta sonu ise asıl yoğunluk başladı. Cumartesi sabahı kahvaltıdan sonra kendimizi Viaport'a attık. Zira hafta içi babamın bütün vaktini ben ve arkadaşı aldığımız için alışverişe zaman ayıramamıştı. Öğleden sonrası içinde başka planlarımız olduğu için eve en yakın olan yeri tercih ettik. Hem babam alışverişini yaptı hem de ben kardeşlerim adına anneme anneler günü hediyesini aldım. Ben hediyemi acele edip yaklaşık bir ay öncesinden hazırlamıştım. Bu sabah da hediyeler annemin eline geçti ve beğendi, ben de çok mutlu oldum tabi.


Öğleden sonra ise eşimin işten dönüşüyle birlikte ver elini Modako. Aslında babamın İstanbul'a asıl geliş nedeni torununun karyolasını almaktı. Benim şimdiden pabucum dama atıldı anlayacağınız. Bizden çok büyükler heycanlı. Keyini çıkarta çıkarta yaşıyorlar her detayı. Modakodaki işlerimiz tahminimden daha kısa sürdü aslında birkaç saat içinde hallettik.


Benim kafamda önceden bir tarz ve istediğim detaylar vardı aslında. Bu nedenle tamamen hazır bir şeye 'işte bunu alıyorum' diyip çıkamayacağımı biliyordum. Üstteki karyolanın beyazını ve korkuluklarına da başka bir başka modelde uygulanmış silme boya tekniğini istedim. Topuzlar ise büyükleri beyaz, küçükleri pembe kristal olacak. Yan modeldeki cibinliği çok beğendim. Odaya yerleştikten sonra karar vermek istedim ama büyük ihtimalle olacak buda. Yatak ördüsü de beyaz inci işlemeli olacak. Anlayacağınız çocuğu daha doğmadan kokoş yaptım. Dolap içinde odamıza uygun istediğimiz bir şey bulamadık. Onun uygulamasını da eşimle birlikte yapacağız. Tamamlanınca onuda paylaşırım sizlerle. İnşallah güzel bir şey çıkar ortaya. Merakla bekliyorum

Orda işimizi bitirir bitirmez apar topar eve döndük. Malum cumartesi akşamı dev derbi vardı. Önce maçı bir yerlerde izlesek diye düşündük sonrada ortalarda gezinmek pek tekin değil diye eve dönmeye karar verdik. Çok da doğru bir karar almışız.


Veeeeeee işte kaldırdık kupayı. Bir yılda iki kez şampiyon olduk. Ligi 9 puan farkla bitirerek bunu zaten hakediyorduk ama ikinci sınavıda başarıyla geçerek ne kadar hakettiğimizi ıspatladık. Gerçi ben iki fenerlinin hayin bakışları arasında sevincimi doyasıya yaşayamadım ama olsun. Galatasarayı birkez daha kutlarım.

Pazar günü de malum anneler günüydü. Anneler, ananeler özenle arandı kutlandı, hediyeleri gönderildi. Canım annemin anneler gününü birkez daha kutluyorum burdan. Yıllardır hiç bir anneler gününde birlikte olamadık ama telefonar sağolsun. Bu arada bir anne olmasamda anne adayı olarak kutlanmayı bekledim. Ne yalan söyleyeyim eşimden güzel bir incelik bekliyordum. Ama grip ve ateşli oluşuna veriyorum (teselli) bir kaç imadan sonra kutladı. asucc de unuttu zaten. Bir taş da burdan atmasam ölürdüm :))) Bu artık yıllarca gider böyle.

Neyse, şöyle bir baktımda, ne kadar çok yazmışım. Kim okuyacak bu kadar şeyi dedim kendi kendime. Daha söyleyecek anlatacak çok şey vardı ama uzatmayım lafı. Sağlıcakla kalın efendim.

10 Mayıs 2012 Perşembe

Bebeğim - 25. Hafta

Bebeğinizin burun delikleri açıktır. Daha önce oldukları gibi kapalı değildir. Bebeğinizin akciğerlerinde doğumda bağımsız olarak soluk alıp vermesine yardımcı olacak başka değişikliklerde meydana gelmektedir. Daha önce belirttiğimiz o önemli madde bebeğin küçük alveollerini kaplayarak açık kalmalarını ve dolayısıyla doğumda oksijen tutmalarını sağlayacaktır.

Bebeğiniz dik pozisyonda (baş yukarıda), yani poposu aşağıya dönük ve başı kaburgalarınızın altında olacak şekilde yatıyor olabilir veya rahmin içinde enine, yatay yada eğik pozisyonda bulunabilir. Bu aşamada bebeğin rahmin içinde serbestçe hareket edebilmesini ve kendini rahat hissedeceği pozisyonu bulmasını sağlayacak geniş yer var.

Bir bebek takvimi alarak doğum tarihi yaklaştıkça bebeğinizde meydana gelen değişiklikleri bunun üzerinden izlemeyi düşünün. Bebeğinizin özgün olduğunu ve birçok yönden diğer bebeklere benzese de kesinlikle kendine özgü bir kişiliği olduğunu unutmayın.

Bu hafta doğum öncesi randevunuz varsa, bebeğinizin kalp atışlarını dinleyin. Bebeğin kalp atışları ortalama olarak annesinin dakikadaki kalp atışlarının yaklaşık iki katıdır. Bu sürekli sesi dinlemenin büyük ölçüde güvence veren bir yönü var.

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Örgü Eldiven


Örmektende giymektende çok keyif aldığım bu eldiveni çevremdeki hemen hemen herkese ördüm. Baktım çok ilgi gördü bende asucc ve mervecc nin teşvikiyle yasminccshop da satışa sunmaya karar verdim. İlgilenenler ayrıntılı bilgilere yasminccshop dan ulaşabilir.

4 Mayıs 2012 Cuma

Bebeğim - 24. Hafta

Küçük bebeğiniz bu hafta yaklaşık 680 grama ulaştı ve başının üstünden topuklarına kadar olan boyu yaklaşık 30cm. Herkesinkinden farklı olan kendi DNA'sını yansıtmak üzere, benzersiz özellikler olan ayak izleri ve parmak izlerini oluşturmakta.

Bebeğiniz bu dönemde bir haftada 170 gram büyümektedir. Bu artış doğum sonrasında ilk birkaç ay boyunca alacağı kiloya aşağı yukarı eşittir. Bu ağırlık artışının büyük kısmını yağ, kas ve büyüyen kemikler oluşturmaktadır.

Bu hafta bebeğinizin göz kapakları ve kirpikleri büyümekle birlikte, o küçük tüylü yüzün üzerinde hala kendine yer açmaya ihtiyaç duyuyor. Telaşlanmayın. Bu fazla tüylerin hepsi doğum tarihine kadar yok olacak ve yalnızca kalması gerekenler kalacaktır.

Bebeğiniz duyuları üzerinde bir miktar kontrol sağlamaya başlamıştır. Olgunlaşmakta olan görme, tat alma, dokunma ve işitme duyuları sayesinde beslenme uyaranlarına yanıt verebilecektir.

24. haftada doğan bebeklerin hayatta kalabilmesi için uzman bakımı ve desteğine ihtiyacı bulunmaktadır. Ancak, gelişen doğum sonrası bakım olanakları sayesinde erken doğan bebeklerin sağlığıyla ilgili uzun sürelietkiler artık bir zamanlar olduğu gibi değildir ve çok daha azalmıştır.

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Hamile Pantolonu Yapımı - Kolay, Pratik, Ekonomik

Malumunuz haftalar ilerledikçe, kıyafetlerimi de giyemez oldum. Aldıklarımda yeterli gelmeyip, sürekli aynı şeyleri giyiyor hissi verince bir çare bulmaya karar verdim. Ayrıca hamile kıyafetleri gereğinden ve kalitesinden çok daha pahalı. Böyle çok da ekonomik oldu doğrusu, hele birde benim gibi daha önceden de dar gelen pantolonları ve artık gözden çıkardığınız badilerinizi kullanıyorsanız.

İlk aşama, dolabınızı şöylece bir kontrol etmek ve mümkünse hamilelikten önce de dar gelen pantolonları, bel kısmında kullanmak içinde gözden çıkardığınız badileri ayırmak. Eğer yoksa çok uygun fiyata pantolon ve badi edinmek için şööyle bir outlet mağazaları ziyaret etmek  :) Ben iki türlüsünü de yaptım. Yani hem dar gelen bir kumaş pantolonumu hem de mango outletten aldığım kotu dönüştürdüm.


Kot pantolon düşük belli olduğu için sadece kemer kısmını çıkartmam yeterli geldi.


Kumaş pantolonuda giyip üzerimde fermuarsız da giyip çıkartabileceğim şekilde işaretledim.


İşaretli yerden kestim. Fermuarını söktüm ve öndeki açıklığı diktim. Kot pantolonda fermuarı sökmedim çünkü kalınlıktan dolayı on açıklığı kapatamayacaktım. Bundan sonrası her iki pantolon içinde aynı.


Badiyi koltuk altından kestim.


Badiyi ters çevirerek fotoğraftaki şekilde diktim. Bu şekilde dikerseniz içtende temiz görünmesini sağlarsınız. Fermuarın ve metal zımbaların yanından geçerken dikkat edin. İğne üzerine denk gelirse kırılıyor, tecrübeyle sabit :)))


Son olarakta badiyi içteki dikişi kapatacak şekilde ikiye katlayıp yerleştirdim. Kapatma dikişini de üstteki reçme dikişinin tam üstünden gittim ki üçüncü bir dikiş çirkin görünmesin. Burada badinin renginden bir ip seçmeniz görüntü açısından önemli.


Ben badinin ucunu kesmeyip, hiç bozmadan kullanmayı tercih ettim. Böylelikle eklediğim kısım görünsede içine badi giymiş görüntüsü verdiği için kötü durmuyor. Siz iki ucu içine alarak da yapabilirsiniz.

Benden bu kadar. Sizin de fikirleriniz ve tavsiyeleriniz varsa lütfen paylaşın. Bu arada fotoğraflar için kusura bakmayın, aceleyle çekildi hepsi. Herkese kolay gelsin.