14 Mayıs 2012 Pazartesi

Bütün Hafta Neler Yaptım

Bugün havanın kapalılığı, grip olmaya yelteniyor olmam, üst üste gelen aksilikler ve babamın dün akşam gitmiş olması nedeniyle her ne kadar keyifsiz başlamış olsada geçtiğimiz hafta benim için çok mu çok güzeldi. Güzel olma nedeninin başında babamın yanımda oluşu vardı elbette. Çünkü aralık ayından bu yana ilk defa görüşebildik. Çoookk çoook özlemiştim babamı. Bütün hafta babamla birlikte olmak, onunla vakit geçirmek beni nasıl rahatlattı anlatamam.

Hafta içi ilk üç gün babamla evde baş başa hasret giderdik. Sohbet ettik, asucc ve mervecc ye telefonda nispet yaptık, ağustosta aramıza katılacak kızımın odası için babamla fikirler yürüttük, balkona yuva yapan kuşlar için çare aradık, çiçek ektik. Diğer iki günde ise artık babamı serbest bıraktım ve arkadaşıyla gezdi. Beni herzamanki gibi ders çalış diye evde bıraktı. Ne kadar yalvarsamda yok nafile, kitaplarla beni başbaşa bırakıp gitti :)

Hafta sonu ise asıl yoğunluk başladı. Cumartesi sabahı kahvaltıdan sonra kendimizi Viaport'a attık. Zira hafta içi babamın bütün vaktini ben ve arkadaşı aldığımız için alışverişe zaman ayıramamıştı. Öğleden sonrası içinde başka planlarımız olduğu için eve en yakın olan yeri tercih ettik. Hem babam alışverişini yaptı hem de ben kardeşlerim adına anneme anneler günü hediyesini aldım. Ben hediyemi acele edip yaklaşık bir ay öncesinden hazırlamıştım. Bu sabah da hediyeler annemin eline geçti ve beğendi, ben de çok mutlu oldum tabi.


Öğleden sonra ise eşimin işten dönüşüyle birlikte ver elini Modako. Aslında babamın İstanbul'a asıl geliş nedeni torununun karyolasını almaktı. Benim şimdiden pabucum dama atıldı anlayacağınız. Bizden çok büyükler heycanlı. Keyini çıkarta çıkarta yaşıyorlar her detayı. Modakodaki işlerimiz tahminimden daha kısa sürdü aslında birkaç saat içinde hallettik.


Benim kafamda önceden bir tarz ve istediğim detaylar vardı aslında. Bu nedenle tamamen hazır bir şeye 'işte bunu alıyorum' diyip çıkamayacağımı biliyordum. Üstteki karyolanın beyazını ve korkuluklarına da başka bir başka modelde uygulanmış silme boya tekniğini istedim. Topuzlar ise büyükleri beyaz, küçükleri pembe kristal olacak. Yan modeldeki cibinliği çok beğendim. Odaya yerleştikten sonra karar vermek istedim ama büyük ihtimalle olacak buda. Yatak ördüsü de beyaz inci işlemeli olacak. Anlayacağınız çocuğu daha doğmadan kokoş yaptım. Dolap içinde odamıza uygun istediğimiz bir şey bulamadık. Onun uygulamasını da eşimle birlikte yapacağız. Tamamlanınca onuda paylaşırım sizlerle. İnşallah güzel bir şey çıkar ortaya. Merakla bekliyorum

Orda işimizi bitirir bitirmez apar topar eve döndük. Malum cumartesi akşamı dev derbi vardı. Önce maçı bir yerlerde izlesek diye düşündük sonrada ortalarda gezinmek pek tekin değil diye eve dönmeye karar verdik. Çok da doğru bir karar almışız.


Veeeeeee işte kaldırdık kupayı. Bir yılda iki kez şampiyon olduk. Ligi 9 puan farkla bitirerek bunu zaten hakediyorduk ama ikinci sınavıda başarıyla geçerek ne kadar hakettiğimizi ıspatladık. Gerçi ben iki fenerlinin hayin bakışları arasında sevincimi doyasıya yaşayamadım ama olsun. Galatasarayı birkez daha kutlarım.

Pazar günü de malum anneler günüydü. Anneler, ananeler özenle arandı kutlandı, hediyeleri gönderildi. Canım annemin anneler gününü birkez daha kutluyorum burdan. Yıllardır hiç bir anneler gününde birlikte olamadık ama telefonar sağolsun. Bu arada bir anne olmasamda anne adayı olarak kutlanmayı bekledim. Ne yalan söyleyeyim eşimden güzel bir incelik bekliyordum. Ama grip ve ateşli oluşuna veriyorum (teselli) bir kaç imadan sonra kutladı. asucc de unuttu zaten. Bir taş da burdan atmasam ölürdüm :))) Bu artık yıllarca gider böyle.

Neyse, şöyle bir baktımda, ne kadar çok yazmışım. Kim okuyacak bu kadar şeyi dedim kendi kendime. Daha söyleyecek anlatacak çok şey vardı ama uzatmayım lafı. Sağlıcakla kalın efendim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder