30 Temmuz 2012 Pazartesi

Ağva Kaçamağı

Geçtiğimiz haftalarda bitmek bilmeyen yorgunluklar ve yoğunluklar nedeniye eşimle bana estiler yine. İkimizde ruhumuzun üzerine sumo güreşçisi oturmuş gibi hissediyorduk. Dolayısıyla hayallerimizle karışık söylenmelerimiz hiç bitmiyordu: buralardan kaçmak lazım, kaçıp telefonları kapatmak lazım....

Sonunda ilk canına tak eden eşim oldu ve bir perşembe çıkageldi "cumaya izin aldım" diye. Oh bee dedim sonunda. İzin almasına almıştı da günlerimiz değerli olduğu için hemen perşembe akşamından olmadı cuma sabah kargalar kahvaltısını yapmadan atıvermeliydik kendimizi yollara. Ancak iki tane problem vardı; 1.si nereye gidecektik, 2.si benim durumumdan kaynaklı fazlaca uzaklaşamazdık. Ben izin lafını duyar duymaz ilk bir saatte bavulları hazırlamıştım bile. Geriye İstanbul yakınlarında keyifli, dinlenebileceğimiz bir yer bulmak kalmıştı.

Öncelikle Avşa adasını düşündük. Ancak ne şanssızlık feribotlarda yer kalmamış. Sonra birazda benim baskımla Ağva da karar kıldık. Ancak nerde kalınacaktı ve yer varmıydı? Başladık otelleri araştırmaya, arayıp soruşturmaya. Yer olanların listesini çıkardıktan sonra, şikayet sitelerindeki yorumlara göre bir eleme yaptık ve Mints Otelde karar kıldık. Sonrada cuma sabahı düştük yollara.


Daha yola düşer düşmez bizde rahatlama başladı. Bunda ağaçlı yollarında payı büyük tabi. Yollar tek şeritli ve  dardı, bu nedenle tahminimizden biraz uzun sürdü ama dedimya çok keyif aldık.


Giderken baya tedirgindim. Acaba temiz mi, keyfimizi kaçıracak bir şeyle karşılaşırmıyız diye. Ama Allahtan korktuğum gibi olmadı. Otelin bahçesinden girer girmez güler yüzlü çalışanlarla karşılaştık. Daha sonra da mis gibi deterjan kokan, ferah ve zevkli dekore adilmiş güzel odamız keyfimize keyif kattı. Doğrusu bu kadar iyi beklemiyordum.


1. katı giriş, 3. katı çatı katı olmak üzere üç katlı evler şeklinde sevimli bir bahçenin içinde konumlanmış bu şirin otel.


Havuzu yok ama nehir kenarında oluşu güzel ve keyifli.


Biz gider gitmez hazırlandık ve kendimizi denize attık. Ohh nasıl rahatlattı anlatamam. Gözlerimizi kapatıp dakikalarca denizi dinledik ve onca işi gücü arkamızda bırakıp kafamızı nasıl boşaltabildiğimizi görmenin keyfini yaşadık. Daha sonra da gelip temizlenip paklandıktan sonra kendimizi yemek yemek için bahçeye attık.


Biz bahçeyi tercih ettik yalnız dileyenler için gayet şık dekore edilmiş kapalı bir yemek bölümüde var. Bir akşamda dışarda yer kalmayınca mecburen orda yedik. Başta çok söylendim ama daha sonra hoşuma gitti :))


Şansımızdan iskele tadilattaydı ve herhangi bir sorun yaşanmasın diye iskeleye basa çıkarmıyorlardı. 


Çalışanların tavsiyesiyle yemekler hazır olana kadar gün batımında deniz bisikletiyle nehirde geziye çıktık.


Başta tırsmadım desem yalan olur. Hatta ne tırsması ödüm patladı. Beni bilenler bilir, denizmiş, nehirmiş dibini görmediğim sudan sonunu göremediğim işten acayip korkarım. Eşime de başta baya saydırdım korkudan. Oda bana gülerek karşılık verip korkutmak için elinden geleni yapınca ben iyice panikledim. Ama daha sonra sakinleştim ve işin keyfini çıkarttım. O kadar çıkarttım ki ertesi sabah benim zorumla bir kere daha çıktık :))


Ben korkumu atıp keyfine varınca o kadar kaptırmışız ki kendimizi döndüğümüzde güneş batmıştı. Tabi ben yarı yolda yorulunca o kadar yolu tek başına geri getiren eşimde helak olmuştu. Neyse ki döndüğümüzde yemeklerimiz hazırdı. Nehir sefası uzayınca o kadar acıkmıştık ki diğer otellerin önünden geçerken gelen yemek kokuları bizi iyice sabırsızlandırmıştı. Yemekten sonrada çarşısına inip dolaştık. O günde şansımıza fener alayı varmış, onu izledik.


Bir önceki günden o kadar çok keyif aldık ki sabah arayıp hemen arkadaşlarımızı çağırdık. Onlar gelene kadar da nehir kenarında kitap keyfi yaptık.


Akşamda yine nehir kenarında çay kahve keyfi arkadaşlarla. O kadar serindi ki şu günlerde o serinliğin hayaliyle yaşıyorum resmen. Tavsiyem giderken bir hırka atın mutlaka çantanıza.


Malesef üç gün çabuk geçti ve pazar gün bu keyfi bırakıp gelmek zor oldu. Ama en kısa zamanda tekrarlayacağımızdan eminim :))

Görüşmek üzere :))






2 yorum:

  1. tam benlik :)) harika bir kafa dinlemelik mekan. bayıldııımmm

    YanıtlaSil
  2. çok sevdim nehir inanılmaz dinlendirici ve güzel duruyor :) kitap okumak en doğru aktivitelerden birisi bence böyle bir manzara karşısında :)
    ben de beklerim, sevgiler..
    http://rosaygrismoda.blogspot.com/

    YanıtlaSil