25 Şubat 2013 Pazartesi

Kriiiiiiiiiizzzzz...Size Bir Sorum Olacak

Eyy blog alemi kriiiiiiiiiizzzzzz.......size bir sorum olacak....!!

Sizin evinize gelecek olan bir misafir geleceğini, size değilde evinizde misafir olan birine bildirirse sizde buna sinir olur musunuz? Yoksa bir ben miyim buna takan?

Olayı biraz daha açayım. Birinin annesi bebeğimi görmeye gelmek istiyormuş. Ben de aynı ortamdayken gitmiş kayınvalideme "annemler bu hafta içi birgün Zeynep'i görmeye gelmek istiyorlar ne gün gelsinler" diyor. Kayınvalidem de sağolsun "ben bilmiyorum Yasemin'e soralım" deyip bana soruyor. Arkasından yine kayınvalideme dönüp gelecek misafirin kimler olduğu bilgisini veriyor bana sen kimsin der gibi. Tamam kayınvalidem misafir sayılmaz ama ev sahibi olan ben varken ortamda, bana soylenmemesi uygun mu sizce. O kadar üzüldüm o kadar takıldım ki anlatamam. Üstelik bu aynı insan tarafından bana yapılan ilk saygısızlık değil.

Şimdi işin içinden çıkamadığım bir durum var. Bu ilk saygısızlık olmadığı için ben mi fazla takıldım yoksa takılmakta yerden göğe kadar haklımıyım? Psikolojim allak bullak oldu son günlerde bu tip insanlar yüzünden. Şu an hissettiğim tek şey bunu birileriyle paylaşırsam hafifleyecek olması ve fikir almak istememdi, yapıyorum.

Belki bu yazdıklarımı görecekler, belki kızacaklar, belki başıma daha büyük problemler açılacak ama bunu yazıyor olmakta yerden göğe kadar haklı olduğumu düşünüyorum şu an. Ya sizce? Haydin blog alemi, allak bullak psikolojime bi el atın. İşin eğrisi doğrusu hakkında farklı bi gözden yardım edin, akıl verin

14 Şubat 2013 Perşembe

Bana Göre Aşk Başka Artık

Yirmiyedi yaşındayım. Şimdiye kadar hiç sevgililer günü kutlamadım ben. Çünkü öyle sevgililer günü kutlayacak bir sevgilim falan olmadı. Dolayısıyla kalp yastıklarım, üzerinde seni seviyorum yazan ayılarım falan da olmadı hiç :) İlk defa sevgililer gününde çiçek aldığımda nişanlıydım mesela. Onda da bir hafta önceden dalgasını geçmeye başlamıştım. Tüketim çılgınlığı günü olduğundan girip liseli işi olduğundan çıkmıştım. Çenem durmaz ki adamın bişey yapacağı varsa da soğuttum anlayacağınız. Zaten özel gün kutlamaya pek meraklı biri olmadığını göz önünde bulunduracak olursak benim çeneme karşılık insaflı bile davranmış :))

Bunun yanında duygularını çok uç noktalarda yaşayan bir insanım ben. Hüzünlerim de büyüktür benim sevinçlerimde. Kocaman aşklarım oldu benim mesela. Aileme duyduğum aşk, okuluma duyduğum, sonra İstanbul'a duyduğum aşk, kitaplarıma, cümlelere, şiirlere, Attila İlhan'a mesela, kumaşlara, renklere....Aşkımın en son sürümü kocama duyduğum aşk.

Aşk dedim bir çok şeye bilmeden, sevgi dedim, tutku dedim. Onsuz yaşamamam dediğim şeyler oldu. Taki kendi canımı, kendi kanımı kucağıma alana kokusunu içime çekene kadar. Bu yıl sevgililer günü bütün yıllardan anlamlı benim için. Çünkü bu yıl bütün yıllardan daha çok sevgiyle, aşkla, tutkuya dolu kalbim. Minik Zeynep'imle dolu bütün hücrelerim. Altı aydır her gün sevgi günü benim için.

Sevgililer gününüz kutlu olsun

9 Şubat 2013 Cumartesi

Gece Nöbeti Karikatürü

'İlk ateş ilk telaş' başlığıyla Aylin Zeynep'in ilk ateşlenme macerasını yazmıştım. Bu akşamda maceranın diğer serilerini yazıyoruz. Yine ateşi 39. Ama bu akşam 37.5'dayken yakaladım. Yakaladım yakalamasına da pek bir anlamı olmadı. Hemen calpol verdim ama çıkmasına engel olamadım. Baktık 38.5'i gördük hemen doktora koştuk. Allah'tan kan tahlilinde bir şey çıkmadı. Dün gece babası hastalanıp ateşlenmişti ondan geçtiğini düşünüyoruz. Ben de şimdi oturdum saatin üç olmasını ve fitil verebilmeyi bekliyorum elimde ıslak havlularla. Beklerken de uyuyup kalma riskini ortadan kaldırmak için bir nöbet yazısı yazayım dedim. Dün gece ve bu gecenin tatsızlığına inat, günlerdir eşimle birbirimize söyleyip söyleyip güldüğümüz bir karikatürü paylaşmak istedim. Kim yaptıysa yapmış ve bizim evin hallerinden bir kareyi çizivermiş :)) Açılay tarzıyla şöyle dolu dolu bir 'mizahına sağlık' diyelim ve aradan çekilelim