30 Mayıs 2013 Perşembe

Gezi Parkı Derdi Düştü İçime Gece Gece

Benim gençliğim Gezi Parkında falan geçmedi. Taksim'e senede iki defa bile düşmez yolun. Düşünün artık o kadar bihaberim. Gezi Parkı'na gittim mi gitmedim mi onu bile hatırlamıyorum. 

Oraya ne yapılacak bilmiyorum. O deniyor bu deniyor. Ama ensesi kalın birine peşkeş çekildiğinden de adım kadar eminim. Çıkar yakında kokusu.

Bu yazdıklarımın AKP karşıtlığımla falanda bir ilgisi yok. Yani tabiki sevmem kendilerimi ama sadece sevmediğim için yazmıyorum. Objektif bakıyorum olaya.

Benim bildiğim, gördüğüm tek şey var bu konuda o da "ağaçlar" istanbulun, artık nefes alınamayan beton yığını istanbulun tam ortasındaki "ağaçlar"

Benim dinim der ki ağaçta can. Cana kıymak günah. Bu can ağaç da olsa, ot da, böcek de, güüünahh. Sizin dilinizden düşürmediğiniz dindarlığınız var halbuki, siz bizden her zamanki gibi daha iyi bilirsiniz !!!!!

Artık kabul edin. Her şey sizin istediğiniz gibi, sizin görmek istediğiniz gibi, sizin paşa gönlünüzün dilediği gibi olamaz. Bu anlam verilemez bir ego. Ben de Türkiye'nin yüzde ellisi gibi hazmedemiyorum bunu.

26 Mayıs 2013 Pazar

Uykusuzluk Depresyonu ve Nefiiiiisss Tarçınlı Kurabiye

Son günlerde harap ve bitik bir haldeyim. Aylin Zeynep'in uyku düzeni iyice bozuldu. İlk aylarda bu günleri ararsın demişlerdi de hadi ordan deyip inanmamıştım. Bütün bir gece toplamda bir saat sırtım yatağa değmeden bitip gidiyor. Sürekli uyanıyor. Derdi açlık falan da değil, kucağımda uyumak. Kucağımda horul horul uyuyor, yerine bırakıyorum ben daha yastığa başımı koymadan o beşiğin parmaklıklarına tırmanmış oluyor. Ne yalan söyleyeyim bazı geceler artık çok sinirleniyorum. Bunu söylemekten utanıyorum ama azarladığım bile oluyor. Sonrada vicdan azabı içimi kemiriyor. Çoğu zaman eşim sağolsun alıp salona götürüyor da ben 15-20 dk dinleniyorum. Fazlasına da izin vermiyor hanım efendi. Cızırtıdan uyutmuyor zaten :)) Gündüz uykusu desen o da baştan beri yok. O uyuduğu zamanlarda da yapılacak başka işler var.

Bütün bunların kurabiye ile ne alakası var derseniz, uzun iç döküşüm bittikten sonra bu paragrafın sonunda konuyu oraya bağlayacağım inş :))) Benim uykusuzluk olayı derinleşti, bu aşırı halsizliğe yol açtı, 'bahar geldi geçti yaz geldi ben bir derin temizlik yapamadım' düşüncesi uyuyabileceğim kısa anlarda beynimi iyiden iyiye kemirmeye başladı, bütün bunların acısı itina ile dırdır yapılarak düzenli olarak eşten çıkarılma alışkanlığına dönüşütü derkeeeenn annem baktı ki bütün bunlar beni depresyon kayığında mehtaba çıkartmaya başlıyor duruma el koydu. Yaklaşık 10 gündür bizde. 

Sabah 7 de kalkan Zeynep'i beni uyandırmadan odadan çıkartıyor. Yaklaşık 10 gün öncesine kadar hayaldi ama ben kendi kendime uyanıyorum. Çocuksuzlar gülmeyin. Başınıza gelince ne büyük bir lüks olduğunu anlayacaksınız. Yediriyor, giydiriyor, gezdiriyor. Temizlik olayını da halletti. Yemekleri söylememe gerek yok. Yani anlayacağınız bende birinin çocuğu olma lüksünü sonuna kadar yaşıyorum şu günlerde. 

Durum böyle olunca harcayamadığım enerjiler fazla geldi. Bütün kış aklımda olan ve bir türlü deneyemediğim kurabiyeler için işe koyuldum. Tarif yine tabiki Hayat Cafe Tarifleri 'inden. Artık hiç düşünmeden deniyorum, çünkü ne denediysem tuttu diyebilirim. 

                             

Tarif kolay, malzemeler basit, sonuç mükemmel :))

  • 180 gr tereyağ ( oda sıcaklığında ) [ben margarin kullandım, bütün malzemeleri hazırladıktan sonra tartımın bozulduğunu anladım ama yılmadım :)) ]
  • 1 buçuk su bardağı pudra şekeri ( 200 ml bardak ve tatlı sevmiyorsanız 2 yemek kaşığı daha az kullanabilirsiniz )
  • 1 yumurta
  • 1 buçuk çay bardağı buğday nişastası
  • 1  buçuk tepeleme çay kaşığı tarçın [ben hızımı alamadım gözüm doymadı 2-3 çay kaşığı oldu sanırım ]
  • 1 pk vanilya [herzamanki gibi vanilyam yoktu, nedense hep unutuyorum ve sürekli eksik malzeme garibim]
  • 1 silme çay kaşığı karbonat
  • Aldığı kadar un

Yapılışı için yukarıda verdiğim bağlantıdan girip bakabilirsiniz. Böylelikle diğer güzel lezzetleri de keşfedersiniz :)) 

Ben anlatılandan daha ince açtım hamuru, bisküvi gibi oldu. Pişerken mutfağı saran güzel kokudan bahsetmeme gerek yok sanırım :))) 

İşte böyle, gece gece benden bu kadar :))

Görüşmek üzere, huzurla kalın

21 Mayıs 2013 Salı

Günün Şiiri Özdemir Asaf'tan Gelsin

"Ben" kattım sana biraz,
Öyle sevdim seni...
Çünkü sen de bensiz;
O kadar güzel değilsin hani...


9 Mayıs 2013 Perşembe

Çoook Sevimli Ahşap Aksesuarlar Keşfettim Etsy'de

Merhabalar;

Malumunuz bundan bir kaç yazı önce etsy de bir dükkan açtığımı duyurmuştum sizlere. Ben yeni satış yapmaya başlamama rağmen yıllardır etsy'i takip ederim. Çok orijinal ürünlere ve tasarımlara rastgeliyorum. Ama bu defa o kadar tatlı bir dükkanları karşılaştım ki paylaşmadan edemedim sizlerle. Bu dükkanın adı TheTwentyFingers Çok sevimli ahşap ürünler sergiliyorlar. Bak bak doyamadım. Bir kaç tanesini de sizler için seçtim. 


            Bu yaka kolyeye bayıldım. Yaka modasına uyanlar bir de bunu denesin derim :))


                             Ya bu tokaya ne demeli. İkisi de yaz için ideal


Bir de bu sevimli şeylere bakın. Kullanılacak onlarca yer geldi aklıma.

Genelde bu tip tasarım ürünlerin fiyatları uçuk olur ama bunların fiyatları gayet uygun geldi bana. 

Görüşmek üzere:))




7 Mayıs 2013 Salı

Yavru Kuşumla Aysha Dergisindeyiz :))

Malumunuz bu pazar anneler günü. Bu nedenle Aysha Dergi'si biz annelere bir güzellik yaptı. İnstagram ve twitter da #annemleaysha etiketiyle yayınlanan fotograflara Mayıs sayısında yer verdi. Ben dururmuyum? Tabiki durmadım. Yavru kuşumla en sevdiğim iki fotoğrafımı gönderdim. İlk anneler günüm için çok güzel bir hatıra oldu bana da :))


Aysha dergisine teşekkürler :))

Görüşmek üzere, huzurla kalın


5 Mayıs 2013 Pazar

Günün Şiiri Nazım Hikmet'ten Gelsin

Birgün belirsizlik çalar kapını.
Benli dünleri düşünür, avunursun...
Sanma ki yalanlar içinde,
Ben gibi bir doğru bulursun!

Nazım Hikmet Ran


Hayatınızdaki doğruların kıymetini bildiğiniz ve kıymetinizin bilindiği mutlu pazarlar diliyorum...!